Codextober Day 23: Genetic
“My child. I should have known. You have your father's eyes.”
Altaïr meeting Malik’s son, as mentioned in the novel The Secret Crusade.

#dc comics#dc#batman#bruce wayne#dick grayson#tim drake#dc fanart#batfamily#batfam



seen from United States
seen from T1

seen from United States
seen from Italy

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from Netherlands

seen from Poland

seen from Netherlands
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from Spain
seen from United States
seen from Singapore
Codextober Day 23: Genetic
“My child. I should have known. You have your father's eyes.”
Altaïr meeting Malik’s son, as mentioned in the novel The Secret Crusade.
Bir kişinin tekfir edilmesi başka, günahkâr olması başkadır. Kavramlara dikkat etmek elzemdir.
Altair and Tazim like to take walks after they have dinner together. It becomes a thing.
For Tazim, it’s tradition. Even before Altair joined on these after dinner walks, Tazim still had them. He had them before officially meeting Altair and he continues to have them after. It’s something Tazim did with a friend, long before any adult or assassin responsibilities settled. A walk after dinner is tradition.
When Altair joins him, Tazim is softly welcomed into stories of Altair’s youth as an assassin. Recalling the good as well as the bad, and stories of Tazim’s father.
The first time this happens, Tazim nearly comes to tears. Especially when Altair grabs his shoulder in a very fatherly way. Tazim totally sheds tears when he’s alone. But after that, he waits patiently for Altair to finish his dinner so they can have their afternoon walks. On days he’s specially tired, Altair is always offered an arm to hold and together he and Tazim recall similarities and differences of their lives as assassins. They even compare their friends and the shenanigans they got into.
"Kendi mukaddesatımıza hürmeti yitirdik. Kendi mukaddesatına hürmet etmeyen bir topluluk, kendi değerlerine sahip çıkmayan, bunları önemsemeyen bir topluluğun inancına bir başkası saygı gösterir mi!?"
Mahmud Eren Hocaefendi
Darim, Sef, and Tazim have three parents and you can pry them away from my cold dead hands. Altair, Malik, and Maria all co-parent
1 hour til the imbalance trailer drops so everyone place ur bets on who griffins playing! my moneys on 1. barry 2. lup 3. ango
İbn Akil el-Hanbeli şöyle demiştir;
Bil ki insanlar Allah'a karşı gelerek şeriatın koyduğu kurallardan uzaklaşmışlar, kendi uydurdukları kurallara tutunmuşlardır.
Kimileri Allah'tan başkasına tazim ve saygı göstererek onlara kulluk yapmışlar, kendi zanlarınca bunları Allah'a ulaşmak için vesile kılmışlardır.
Bazıları, Allah'ı bir kabul etmiş ancak ibadet sorumluluğunun kendilerinden kalktığını iddia ederek "Bunlar, marifet ehli olmadıklarından dolayı avam için konulmuş şeylerdir" demişlerdir. Bu bir tür şirktir. Çünkü yüce Allah, cehennem ateşi korkusunu bilmeyenin O'nun emir ve yasaklarına uymayacağını, insanların ateşin acısını bildiklerinden dolayı onunla korkutulduklarında sakınacaklarını bildiğinden onları cehennemle korkuttu.
Dini tanıyanlara "Allah sizi kendinden sakındırır, korkutur" ( Al-i İmran, 25) diye seslendi. Koyduğu ibadetlerin de insanlara yabancı şeyler olmaması gerektiğini, yön, mekan, yapı (hac için) taş ve kıble (namaz için) gerektirdiğini bildiğinden (bunları belirlemek ve belirtmekle birlikte) "hakiki iman"ın ne olduğunu açıklamak üzere "Asıl takva yüzlerinizi doğu ve batı yönüne çevirmeniz değildir. Bilakis asıl takva Allah'a inananın halidir" (Bakara, 177) "Allah'a kurbanların etleri de kanları da ulaşmayacaktır. Bilakis, O'na sizden takva ulaşır" (Hac, 37) buyurmuştur. Böylece asıl olanın hedeflenen gaye ve hedef olduğu, ancak inkarcı Batınilerin ve pervasız sofilerin yaptığı gibi emirlere uymaksızın, Allah'ı tanıma olmadığı bilinmiş oldu.
İbn Cevzi el-Hanbeli, Şeytanın Hileleri syf.450
Cutie!