Attila İlhan’ın çaresiz mısrasıdır:
“artık kalbimi susturamıyorum”
d e v o n
almost home
RMH

#extradirty

Andulka
Cosimo Galluzzi
dirt enthusiast
Sade Olutola

Origami Around

No title available
Not today Justin
h
Monterey Bay Aquarium
Mike Driver
$LAYYYTER
KIROKAZE
occasionally subtle
he wasn't even looking at me and he found me
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

@theartofmadeline
seen from Argentina
seen from Belarus

seen from Algeria
seen from United Kingdom

seen from United Kingdom

seen from Türkiye

seen from Spain
seen from United States
seen from Netherlands

seen from United States
seen from United States
seen from South Korea

seen from United States

seen from Germany

seen from Ecuador
seen from Italy
seen from Spain

seen from Ukraine

seen from United States

seen from United States
@madamlori
Attila İlhan’ın çaresiz mısrasıdır:
“artık kalbimi susturamıyorum”
Ya bir de umut olmasa… Evet, umut var. İçimde bunun hep aksini söyleyen korkuya rağmen var.
Cahit Zarifoğlu / Konuşmalar (via papatyabahari)
“Sonra en mühimi, kendini halinden şikayet etmeye alıştırma!!! Ömrünün sonuna kadar dövünsen bu hayatın cefası tükenmez kendine etmiş olursun..”
Sabahattin Ali
“eğer sen buralara gelmeseydin, hayatta tekrar bir amacım olmaz, bir başlangıç yapmak istemezdim. şimdi işin ucundan tuttum. sana yetişmeye çalışıyorum. çok hızlı gitme olur mu? bir yerlerde beni bekle, bekle ki sana yetişebileyim…”
— yeditepe istanbul
Ferhan: Eğer kendini birine emanet ediyorsan, başka kilit kullanmayacaksın.
Çaycı:Yemin ederim ki bir şey anlamadım.
Nilgün:Iı, ben anladım galiba. Yani galiba, kendini bana bırakıyorsan, yani beni seçtiysen katlanacaksın.
Yeditepe İstanbul, 9.bölüm
Tanrı asla yanılmaz. Ama bazen, her şeyin yine yoluna gireceğine daha içten inanmalıyız.
Dark (via vecihininsesi)
İnsanların “ne var biz de mutsuz oluruz” arabeskliğine gelmeyin. Aşk güzel bi şeydir ve mutlu etmesi gerekir. Birini sevmeyi acı çekmekle özdeşleştirmeyin. Sonunda her güzel şeyi sabote eden biri olup çıkarsınız. Sizi mutsuz eden insanları da asla çekmeyin. Enerjinizi mutlu olabileceğiniz birine harcamayı deneyin. Çünkü mutsuzluk güzel değil, mutsuzluk havalı da değil. Kimse sizi kurtarmaya gelmiyor. Kimse kimseyi asla kurtaramıyor.
Sabahattin Ali, İçimizdeki Şeytan adlı kitabında şöyle der;
“Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?”
Dün hocam bir konu arasında şöyle bir şey söyledi: “Bu hayatta kaç kişi ile birlikte olursan ol, hep kendi başınasın. Gün gelip seni yaralayan şey iyileşir, ama yaranı anlattığın kişi seni hep kanatır durur. O yüzden kimseye bir şey söyleme. İnsan bazı şeyleri kendi içinde yaşayabilmeli.”
İnanma pencerelere bayım, Geceleri hepsi ayna oluyor…
Didem Madak (via fthlc)
Öylesine gelip geçici bir şey değil… Ben hep büyük bir aşk düşledim. Sonsuza kadar sürecek özel bir aşk. Ancak öyle birinin elini tuttuğumda dünyanın renkleri değişebilir benim için. Ne gözler ne sözcükler. Aşkı ancak öyle birinin eli elime çizebilir gibi geliyor. Sahici bir aşkı ellerimle anlayacakmışım gibi geliyor sanki bana.
Yedi Numara-Armağan
Bütün askerlerinin adını bilen bir Pers kralı varmış, bir gün onun gibi olmaktan, her şeyi anımsamaktan korkuyorum.
Burhan Sönmez, Labirent (via kedidirokedi)
her şeyden sıkıldığım zamanlarda kendimi dışarı atıp, etrafı keşfe çıkardım. yıllardır orada duran, meğer hiç farketmediğim o pembe çiçekli ağacı da o anlardan birinde görmüştüm. heveslerimi yitirmiştim. hiçbir duygu sonsuz değildi, büyülü mutluluk dedikleri şeye de inanmayı bıraktım. yaşanmış fakat yitirilmişti. oysa gülüşüyle aşardım her şeyi. böyle zamanlarda doğaya sığınmak, dakikalarca karıncaları izlemek iyi gelir ruhuma. kışın soğuğundan şakaklarım ağrır, yazın benim için katlanılması en zor mevsimdir. güz olunca arınırım sanki. onsuz uyanırım fakat ona uyanırım
Başak Kılıçarslan (via sozbirikimi)
“Evleri çok seviyorum ama durulmuyor bazen içlerinde”
bi şey için çabaladığımda kulaklarımda hep “istediğin kadar çabala, her şeyin belli bir zamanı vardır. o iş sadece o zaman geldiğinde olur” sözleri yankılanıyor. korkunç anlıyor musunuz korkunç bi şey bu çünkü yani NAPABILIRIM KI?
yıkalım demiyorum, örmüşsün o kadar ama pencere mi açsak bu duvarlara, hem kuşları görürsün, belki çiçek koyarsın önlerine. ne bileyim.
“sanem'i sarmak, onu kendimden bir şey yapmak ya da onunla yeni bir şey olmak istedim.”
“sarılmak” ile ilgili duyduğum/okuduğum en güzel tanımlardan biri..