ben yerimi bulamadım.
styofa doing anything
h

Kiana Khansmith
art blog(derogatory)
taylor price

⁂
Keni

Andulka
Monterey Bay Aquarium
almost home
Misplaced Lens Cap
hello vonnie
ojovivo

oozey mess

❣ Chile in a Photography ❣

tannertan36
"I'm Dorothy Gale from Kansas"

@theartofmadeline
sheepfilms

roma★
seen from Türkiye

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Italy
seen from Australia
seen from Belize

seen from United Kingdom

seen from Argentina
seen from United States
seen from Malaysia

seen from United Kingdom
seen from Germany
seen from United States

seen from Canada

seen from Germany

seen from Germany
seen from United States

seen from United States

seen from Italy
seen from United Kingdom
@solmusciceklerim
ben yerimi bulamadım.
bu, annemin kucağına sığınmak isteyecek kadar büyük bir yangın değil. bu, annemin kucağına dahi sığınmak istemeyecek kadar büyük bir yangın.
Ailenizden birini bayramda kaybettiğinizde bayram sizin için sevinç değil hüzün oluyor işte.
bir hissi ayakta tutmak için neler devirmişsin haberin yok. sarıldığını sandığın denizin, boğacak belki de seni.
ben kimsesiz kalmaya senin yanında durmakla başladım.
"annem ve babam ilaç kullanıyorlar. ben de ilk maaşımla onları yemeğe götürmek istedim. gittik yemeğimizi yedik. annem kendi ilaçlarını, babam da kendi ilaçlarını unutmuş ama birbirlerinin ilaçlarını unutmamışlar. birbirlerine bakarak gülümsediler. hayatımda gördüğüm en samimi sahneydi."
o kadar karışacağız ki birbirimize, atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek. toprağa beraber dalacağız. ve bir gün yabani bir çiçek bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse sapında muhakkak ki çiçek açacak: biri sen, biri de ben.
Ne insanlar gelir geçer de ben senden hâlâ geçemedim.
senelerce içimdeki huzursuzluğu yok etmek için savaştım. gülerken boğazımda kalan o yumruyu, kitap okurken aynı cümleyi defalarca okutan o dalgınlığı, yürürken sokağın ortasında durduran o hissi, konuşurken birden sessizleştiren o unutkanlığı, sarılırken kollarımı gevşeten o vazgeçişi, kaçarken ağlatan o inançsızlığı yenmek için çok savaştım. kazanamayacağımı farkettiğim an geçeceğine dair bitmez tükenmez umutlarımdan kurtulmak içinde çok savaştım. kendi cephemde savaşmakla yitirdiğim hayatımın sonucunda, kazansamda kaybedecektim, kaybetsem de. sonra içimdeki huzursuzluk bana dönüştü. kabullenmek savaşlardan eskidir. kabullendim. insanlarla olan uzaklığım, en büyük yakınlığım, masaların etrafında. allah kahretsin masaların köşeleri çok keskin. neden hep ben çarpıyorum. neden her kalktığınızda, elimi köşesine koyup farketmenizden korkuyorum. allah belanızı versin sizden nefret ediyorum. bir şeyler anlatmak istedim, radyoda çalan şarkı, evet, bilmedin. hep orada kalıyorum. buranın dışına çıkamıyorum. o yumru, o dalgınlık, o his, o unutkanlık, o vazgeçiş, o inançsızlık, aynalarda gördüğüm tüm yüzlerim hepsi sizin, benim, en çok senin. en büyük felaketim, en büyük yangınım, en büyük savaşım, en büyük kaybedişim. kelimelerin anlamı tükendi, kafam çok karışık. karanlık odalarda arıyorum elim kalbimde, olmadığın odalara sesleniyorum. hiç ses yok, hiç konuşmadın benimle. bir şekilde orada olduğuna inandığım için kapatamadığım tüm kapılar bir tokat gibi yüzüme çarptı. bulsam ne yapacağımı bilmediğim ellerini bulamadığım her gün için şükrediyorum. varlığın ile ne yapacağımı bilmiyorum. düşüncelerimle aynı fikirde değiliz. seneler önce altından her geçtiğimde sönen sokak lambasından sonra delirmediğim her gün için çok pişmanım. bazı defterleri yakmadığım için hayır pişman değilim. sessizlik bir silahın ateşlediği merminin omzuna saplandığı sızıdan çok daha fazlasıdır. sen daha fazlası değilsin. sen sarılınca kendimi ne kadar iyi hissettiğimi unutmuşum.
ilaçlarmış. sigaraymış. sabahın beşinde balkonda üşümekmiş. bir şiirde kalbini unutmakmış. yüzüne yediğin ilk tokatmış. çiçekmiş ve solmuş. yolu da kaybedersen kaybet. bir daha dönüp bakmam yoluna.
- seni sarsam da endişem bitse ne zararı olurdu?
gönlümün penceresi, saksıdaki çiçeklerin solduğunda, öldü sanıp ağlama sakın. toprağına aşık olup bütünüyle ona karışmak isteyen çok çiçek tanıdım.
sen o radyoda çalan şarkısın değil mi? öyle güzeldin ki, duyduğumda nasıl duraksadığımı hatırlıyorum. sen o nereden geldiğini bilmediğim şiir kitabındaki, altı çizili dizesin değil mi? öyle acıydın ki, okuduğumda nasıl yutkunamadığımı hatırlıyorum.
seninle konuşmak yaralı bir eylem, çoğu zaman sesimi sevemedim bu yüzden.
kaybetmekle lanetlenmiş bir hiçlik çığlığıyım.yağmalanmış çocukluğumu karşıma alıp geçtiğini söylemem gerek.ama ben yalan söylemeyi bilmiyorum küçüğüm,özür dilerim.
bazen kendi kafanın içi olabileceğin en kötü yerdir.
“in mari aquam quaeris”
denizde su arıyorsun,