Büyük İskender'le Dünya Turu-Troas'tan İyonya'ya
Kendi zamanındaki dünyanın, yarısını fetheden İskender, hep güneşin doğduğu yere doğru ilerledi çünkü batıda bir şey yoktu. Doğudan doğan güneşe doğru doymak bilmez bir iştahla koştu ama genç yaşta ayrıldı dünyadan. İzlediği rotayı takip edip bir de biz gidelim ta Hindistan’a kadar. İyi yolculuklar…
M.Ö. Nisan 334: 48.100 piyade ve 6.100 süvariye ek olarak mimar ve tarihçilerin de olduğu bir saray erkânıyla, Orta Makedonya’daki Amphipolis kentinden yola çıktı. Hedef, Achaemenid Pers İmparatorluğu idi.
Mayıs 334: İskender ve ordusu Sestos’a (günümüzde Eceabat) geldi. Ordusu Çanakkale Boğazı’nı geçerken, İskender Homeros’un kahramanlarına saygısını sunmak için Troya’ya doğru yola çıktı.
Mayıs 334: Ordu, Çanakkale Boğazı’nın karşı kıyısında Abydos’a (Nara Burnu) çıktı.
Mayıs 334: İskender, Gelibolu Yarımadası boyunca ilerleyerek, en uca geldi ve burada bulunan Protasilaos’un mezarını ziyaret etti.
Mayıs 334: Tarihin en büyük savaşçısı Akhilleus’a (Aşil) saygısını sunmak için gemiyle karşıya geçerek Troya’ya geldi. Bugün Troya’ya 7 km uzaklıkta Beşik-Sivritepe olarak bilinen bir tümülüs bulunmaktadır. Strabon’un anlatımıyla antik çağda burası, Aşil’in Mezarı olarak biliniyordu.
Flavius Arrianos, Aleksandrou Anabasis (İskender’in Seferi) adlı yapıtında, M.Ö. 334’te, Büyük İskender’in, buraya gelerek kurbanlar sunup, bu efsanevi kahramana, atası Aşil’e saygısını gösterdiğini dile getirir. Atası dedik çünkü, İskender, soyunun anne tarafından Troyalı Hektor’un karısı Andromakhe ile Hektor’un düşmanı Akhalı Aşil’e dayandığına inanıyordu. İşte İskender, annesinin soyundaki bu iki düşman kolu barıştırmak için buraya İlion’a (Troas bölgesi) gelmişti.
Mayıs 334: Akhilleus’un mezarını ziyaret ettikten sonra Troya’ya geldi. Burada Athena Tapınağı’nda, Akhilleus’a ait
olduğu söylenen kalkanı aldı. Artık Perslerin karşısına çıkmaya hazırdı. Ordusuyla buluşmak üzere Abydos’a doğru yola çıktı.
Mayıs 334: Çanakkale Boğazı'nda Nara Burnu'nun biraz doğusunda yer alan antik Abydos kenti ile günümüzde Bandırma Ergili Köyü yakınlarındaki Pers Satraplık merkezi Daskyleion kenti arasındaki yolda Granikòs Potamós’u (Biga Çayı) geçerken Pers ordusuyla ilk kez karşılaştı. Burada gerçekleşen Granikos Savaşı’nda içlerinde Yunan paralı askerlerinin de bulunduğu Pers ordusunu yendi.
Granikos Savaşı’nı kazanınca Batı Anadolu kapıları İskender’e açıldı.
Haziran 334: Bir Pers satraplığı olan Lydia’nın başkenti Sardes’i ele geçirerek, İyonya kıyılarına yöneldi.
Haziran 334: Ephesos’a ulaştı. M.Ö. 356’da Herostratus’un şöhret olmak için kundakladığı Artemis Tapınağı’nın yeniden inşası için para vermeyi teklif etti ama gururlu Efesliler reddetti.
Haziran 334: Magnesia ad Meandrum, İskender’e direnmeden teslim oldu.
Haziran 334: Miletos’u kuşattı. Kentin valisi teslim olmayı kabul ettiyse de 400 Pers gemisinin yaklaşmakta olduğunu duyunca bu kararından vazgeçmişti. Bu arada İskender’in komutanlarından Parmenion'un oğlu, Nicanor komutasındaki 160 gemilik Makedon donanması Miletus önlerindeydi. Bu aynı zamanda İskender’in Perslere karşı ilk deniz savaşıydı. Pers donanması geç kalmış ve kente yardım edememişti. Miletos düşmüştü.
Haziran 334: Miletos Kuşatması devam ederken, İskender Priene’de kalmış ve burada bir tapınak yaptırmıştır.