Portrait of Mumine (Ukrainian dancer Kateryna Vyslotska) by Mykhailo Zhuk, 1926


#iwtv#interview with the vampire#assad zaman#the vampire armand


seen from Brazil
seen from China
seen from China

seen from T1
seen from Canada
seen from China
seen from Latvia
seen from Sweden
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from China

seen from Singapore

seen from Argentina
seen from Sweden
seen from Russia
seen from United States
seen from China
seen from China
seen from Netherlands
Portrait of Mumine (Ukrainian dancer Kateryna Vyslotska) by Mykhailo Zhuk, 1926
Kişi kalbinde, gözleriyle, gecenin zifiri karanlığını hakiki olarak hisseder. Gözü için karanlık ne ise kalbi için günahın karanlığı odur. Çünkü itaat nûr, masiyet karanlıktır. Bu karanlık ne kadar artarsa kişinin şaşkınlığı o kadar artar. Sonunda farkına varmadan bid'atlere, sapıklıklara ve helak edici şeylere düşer. Çünkü o, gecenin karanlığında tek başına yürüyen bir kör gibidir.
Kalpteki karanlık öylesine güçlenir ki bu gözde belli olur, sonra daha da güçlenir ve yüze yansır. Yüzde, herkesin gördüğü bir karartı haline dönüşür.
Abdullah b. Abbas (r.a.) şöyle der: "İyi amel yüze parlaklık, kalbe nur, rızka bolluk/ bereket, bedene güç, insanların kalbine muhabbet verir.
Günah ise yüzde siyahlık, kalpte karanlık, bedende zayıflık, rızkta kıtlık ve insanların kalbinde nefret yapar."
Hoşgeldin 11 ayın sultanı Ya Şehri Ramazan... #ALLAH #HzMuhammed (S.A.V) #müslüman #mumin #hadis #kuranıkerim #salavat #dua #islam #cennet #sabır #iman #ahlak #ümmet #kuran #inanç #istanbul #türkiye #ibadet #huzur #kadirgecesi #din #namaz #islamadavet #allahbirdirtektireşibenzeriortağıyoktur #corona #coronavirüsü #covid_19 #koronavirüsü
Tefekkürün ehemmiyetini, fikriyatın güzlelliğini bilen bir kadın beden güzelliğini ifşa etmez!
Allah hakkında cahilce konuşmak (ve düşünmek) ile şirk birbirinden ayrılmaz şeylerdir.
Saptırıcı bid'atler Allah'ın, O'nun ve Rasûlü'nün bildirdiği sıfatları bilmek ve onları yalanlamak olduğunda, bunu inaden ve cehaleten yapmak en büyük günahlardandır. Küfre ulaşmasa bile bu, İblisin diğer büyük günahlardan daha çok sevdiği bir şeydir.
Nitekim seleften bir zat: "İblis bid'ati günahtan daha çok sever, çünkü günahtan tevbe edilir, ama bid'atten (kişi onu hak gördüğünden dolayı) tevbe edilmez" demiştir.
İblis şöyle demiştir: "Ben Âdem oğullarını günahlarla helak ettim, onlarsa beni istiğfar ve "Lâilahe illallah" ile helak ettiler. Bunu görünce onlar arasında birtakım keyfî-asılsız fikirler yaydım: Günah işlerler de tevbe etmezler; çünkü iyi bir şey yaptıklarını zannederler." Bilindiği gibi günahkârın zararı sadece kendisine, bid'atcinin zararı ise insanlaradır. - Bid'atçinin belâsı dinin esasında (akidede), günahkarınki ise şehvettedir. - Bid'atçi Allah'ın (c.c.) doğru yolu üzerinde bekleyip insanları ondan alıkoyar, günahkar öyle değildir. - Bid'atçi Allah'ın (c.c.) Rabblik sıfatlarına ve kemaline leke getirir, günahkâr öyle değildir. - Bid'atçi insanların âhirete giden yollarını tamamen keser, âsî ise günahlarından dolayı yavaş ilerler, o kadar.
Günah işleyen kişi kalbinde ve kendisiyle Rabbi arasında, hiçbir lezzetle kıyas edilmeyecek kadar büyük soğukluk ve yalnızlık duyar. Dünyanın tüm lezzetleri onda toplansa bile bu yalnızlığı ve soğukluğu gideremez.
Bunu da ancak kalbinde bir parça hayat bulunan kişi hisseder. Çünkü “ölüye hiç bir yara acı vermez". Günahlar sadece bu soğukluk ve mutsuzluk haline düşmemek maksadıyla terkedilse bile bunu yapmak akılıca bir davranıştır.
Şüphesiz kalp bakır, gümüş ve diğer madenler gibi paslanır. Kalayı ise zikirdir. Kalbi şeffaf ayna gibi yapar. Terkedilince de paslanmaya devam eder.
Kalp iki şey ile paslanır, Gaflet ve günah. İki şey ile de cilalanır, istiğfar ve zikir.
İbn Kayyim (rahimehullah)